Yalnızlık ve Yabancılaşma

Yalnızlık ve Yabancılaşma


İnsanoğlu sürekli bir yabancılaşma ve yalnızlaşma sürecini yaşar. Aslında bu iki süreç de tersine bir işleyiş olarak tezahür eder. Yabancılaşma bütünleşmenin , sürece dahil ve muktedir olmanın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bütün eylemlerimizde bir sürece, bir eyleme, bir guruba dahil olmak için uğraşırız. kendi gerçekliğimizin bir yerden özgün ve tanınabilir bir detay olarak görülmesini arzularız. Yattığımız yataktan, bindiğimiz otobüse, yediğimiz yemekten, öptüğümüz kadınlara kadar tüm süreçlerde biz kendimizi görmek ve göstermek için çabalar dururuz. Ama sonuç güçlü olanın kalıcı ve görünür olmasından başka bir şey değildir. Tarih bizim izimizi silmeye devam eder.Belki de aslında doğal olan budur. Yani bir şeyin zıddına dönüşmesi süreci… insan aklının ermediği şey, görünür olandan kaynaklanmaktadır. Görünür olan kısa vadeli olandır da çünkü. Önündeki doğru çizgiyi gören insan bunu nereye ulaştığını göremeyince varsayımlar üretir. Hepsi de gördüğü gibi bir uzunluk olacaktır. Ama yol geniş bir açıdan bakınca daireseldir. Gerisin geri döner gelir başladığı yere. Ve biz dairesel olanı düz gördüğümüz için düz tahminler yürütür, düz sonuçlar bekleriz. Hayat bize bunu vermez. Acımasız olur o zaman! Üçün beşten büyük olmadığını herkes bilir aslında. Ama üç elmanın beş elmadan az bir sayısal üstünlüğe tekabül ettiği, büyük olmakla karıştırılır. Ve üç beşten her zaman büyük olarak kabul görür. Bizler tarihimiz boyunca yalnız ve yabancıydık. Birlikte ve iç içeydik. Sadece suyu sidikten ayırmaya çalıştıkça yanıldık ve aldandık. Kendimizi temiz, doğayı pis gördükçe yanıldı ve aldandık. Biz kendi içimizdeki değişimin birebir farkına varmadığımız sürece hem kendimiziz, hem yabancı; hem güzeliz, hem çirkin; hem suçluyuz, hem masum; hem iyiyiz, hem kötü; hem aşığız hem aldatan…hem yalnızız hem yabancı.

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR

YORUMU CEVAPLAYIN