Kayıp


Upuzun vagonlar geçer yanımdan
Kalın anlaşılmamışlıklardan kaçan.
Ses geçirmeyen camlardan yansıyan
Sadece insanlardır
Gazete okuyan, soluyan
Büyük olduğunu boş koltuk kalmayınca anımsayan
İnsanlar
Zırha zırh dolu
Hınca hınç boş vagonlarda
Upuzun geceler çöker üstüme
Üstü yıldız altı ıslak yorgan
El değmemiş uykularım kaçar bir yerinden
Sökülür gelecek güne güvenin bütün taşları
Yaşadığım An-karadır
Ve kaçacak başka şehir yoktur
Çünkü bütün şehirler kaybetmişlerdir tenha sokaklarını
Karanlık köşe başlarının mütecaviz
Yasal boşluğuna.
Aydınlık günler de doğar üstümüze
Elde hiçbir şey bırakmayan geceden
Hayat ipini koparır bazen
Umut ansızın gelir
Temelsizdir
Yeni açan bir yaprakla yeşerir
Bir maganda kurşunuyla son bulur
Upuzun vagonlar geçer önümden
Kimliksiz ve kimsesiz bir kaybolmuşluktan gelen.

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR KAPATILDI