Kandırılmış Kadınların Erkek Çocukları

Kandırılmış Kadınların Erkek Çocukları


Kaybedilmiş bir geleceğin bahtsız çocuklarıyız biz. Hayat aldanmış bir anne verdi bize; sevgisi hangi terazide tartılsa asla artı vermeyen bir baba. Her anneler gününde babamızın annemizi nasıl kandırdığını düşündüm. Annemizin nasıl, hangi yalanla bu ikiyüzlülüğe inandığını… Oysa dünyanın en iyi babasıydı bizimki! Hangi yalana inanmalıyım?Biz kandırılmış kadınların erkek çocukları, her 8 Mart’ta yeni bir yıkım yaşarız. Babalarımızın kadınlardan çaldığı haklarının mirasçısı olduğumuz için. Asla geri veremeyeceğimiz bu hakların ne biz farkındayız, ne de kadınların ekseri çoğunluğu. Sanırım birkaç kadının bildiği bu çalınmış ve onlara vaat edilmiş hak bizden zorla sökülüp alınmadıkça, ne biz bu utançtan, ne de kadınlar bu aşağılanmadan kurtulamayacaklar. Bir alçağı dünyaya getirmiş olmanın utancı içindeki anneler için durum daha da ağır. Çünkü onlar hemcinslerinin hakkını çalan, onları kandıran ve utanç içinde bir köşeye atan bu erkeklik uzvunu bilerek dünyaya getirmiş olmanın haksız ezikliğini yaşamaktalar. Doktorun erkek bir çocuğunuz olacak cümlesinden sonraki hallerini tahmin etmek güç. Oysa biz erkekler kadınları seviyoruz. Onların aşkıyla yazdığımız onca destan var ki, birçok aşkın güzelliğine anlam katmıştır. Kadını yücelten, varlığını kendi varlığımızın üzerinde tuttuğumuz o kadar çok olay var ki. Ölümcül sevmelerimizi tarihin çöplüğüne atan 8 Mart vakaları bu konuda haksızdırlar. Savaşçı kimliğimizle cephelerde kırıldığımız unutulmuş görünüyor. Ne için? Vatan nedir ki bir erkek için? Kadınlar burada da aldanıyorlar galiba! Aldatan erkeklerin arkasında durmuyorum. Ama aldanan kadının da arkasında durmayacağım. Herkesin aldanışı kendi tercihidir. Bunun bir cinsin tamamına teşmil edilmesinden yana da değilim. Hayat hepimize değişik aldanışlar vermiştir. Eğer ayakta kalabilmişsek ders de almışız demektir. Aynı taşa ayağımızı sürekli çarpmamızın suçlusu taş olamaz. Aldanışlarımızın suçlusu da erkekler…Ama biz kandırılmış kadınların erkek çocukları olmaktan üzüntülüyüz. İsterdik ki annelerimiz bizi gönülleri dolusunca sevdikleri adamlardan severek ve isteyerek peydahlamış olsunlar.

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR

YORUMU CEVAPLAYIN