Bazen sararmış yaprakların ayaklarınızın altına bir halı gibi serildiği yolları anımsarsınız son bahar görüntüsü olarak. O son baharın özel görüntüsü bana hep sonbahar görüntülerine bakma isteği verir. İlkbaharın coşkuyla, fışkırır gibi dallardan taşırdığı yemyeşil yaprakların güzelliğine doyamadan, sararan ve bulunduğu dalı terk eden yaprakların hüzünlü görselliği içimi yakar. Çıplak ve kendini koruyamayan ağaç, örtünemeyen dallar ve çürümeye yüz tutmuş güzellik timsali yapraklar… işte son baharımı ben böyle anımsıyorum. Ve bu fotoğraflara bakarak sonbaharları arka arkaya sıralıyorum. Ayaklarımın altında hışırdayan o güzelliğin dağılırken çıkardığı ses ve aklımda düşsel gerçekliğin kaybolan görüntüsü…Sevdiğim insanları hayatımın parçası yapmaktan kaçınamadığım bir gerçek. Bu hastalıklı bir durum olabilir ama ben memnunum. Böylece sevdiklerimi hayatımın içinde tutarak, hayatımı sevilebilir bir hale getiriyorum. Onlarla yaşamanın güzelliği beni mutlu ediyor. Fakat vedalaşmalara gelince…bu durum katlanılamaz. Sinirli olmam. Derin bir keder kaplar içimi. Yok oluşun başlangıcıdır. Bir yanımın kendini silmesidir içimden. Kolumun biri, gözümün biri, burnum, kulağım, ağzım, dilim, elim… Siliyorlar kendilerini. Ve ilk baharda ışıl ışıl, canlı, sevgiyle bakan gözler, alıyorlar bakışlarını benden. Ve sevdiklerini söylüyorlar giderken. Ama bir kez olsun aramayan sevgiler…Onlardan biri aradı geçen gün. Bir fotoğrafı silmemi istedi sosyal medyadan. Bizimle çekilen bir fotoğrafı. O mutfağında çay demleyip, bulaşıklarını yıkadığı; bizim dediği, abi dediği insanların olduğu, sahip çıktığı yerde çekilmiş arkadaş resimlerinden birini. Sebebi ünlü olmaya başlaması. Ajansı istemiyormuş. Hem de çirkin görünüyormuş. Oysa bize en güzel göründüğü resim o. Şimdiki halini tanımıyoruz bile. Sevimsiz ve mutsuz. Aç kalmış insanların gerginliği var bakışlarında. Japon oyuncakları gibi kocaman gözlü, sıska bir oyuncak. Sildim.Onu ve tüm mazisini içimden sildim. Kırılan kalbimin yarıklarına parçalayıp attım son görüntüsünü de. Artık oynadığı şeyin benim için hiçbir önemi yok. Çünkü oyun değildir asıl olan. Biz bunun farkındayız.Sararan yaprakları seyrediyorum şimdi. Hayatımın henüz son baharı değil belki. Ama hışırtılı dağılmanın içimdeki kaybolan hüznü yüreğimi her daim burkacak. İhtiyacınız olan bir şeyi başkalarından alarak yaşanan bir hayat bu. Hayranlık gibi, emek gibi, sevgi gibi, sadakat gibi.Bir gün bu hengame bitecek. Yanında sararan bir yaprakla yok olacaksın. Güzelliğin, sokağın anlık görüntüsüne katkı olacak sadece ve unutulacak. Güzellik güzelin süsüdür ve geride kalır hep. İşte ben o fotoğraflara bakıyorum.