"Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı. Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşin kızları, kız kardeş kızları, sizi emzirmiş olan (süt) anneleriniz, süt anneden kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz kadınlarınızdan olup, evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Fakat eğer onlarla henüz birleşmemişseniz, o taktirde (onlarla evlenmenizde) sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve sizin sulbünüzden gelen oğullarınızın eşleri (kadınları) ve iki kız kardeşi bir arada (nikâh altında) toplamanız. Geçmişte olanlar hariç. Muhakkak ki, Allah Gafur'dur, Rahîm'dir."(Nisa-23.Ayet)
Burada açık olan haramları şöyle anlıyorum: Anne, kız, hala, teyze, kız kardeşler, yeğenler, süt anneler, süt anne kızları, kayın valideler, cinsel ilişkide bulunulmuş kadınların kızları, gelinler, eşle aynı anda baldızla evlenmek veya cinsel ilişkide bulunmak haramdır.

Şimdi burada yazanlara inanırsınız veya inanmazsınız. Bu sizin bileceğiniz bir şey; ama burada yazılanlara inanmak ve uymak zorunda olan birileri var: Müslümanlar. Burada yazan emirler her Müslüman için uymak zorunda olduğu kesin emirlerdir. Açıktır. Fakat işi cahil Müslümanlara dinin emirlerini açıklamak olan okumuş(!) Müslüman din alimi Diyanet görevlisi, neden kendisine sorulan soruya Kur’an’dan açık olan emirle değil de mezheplerin tartışmalı olan görüşleriyle cevap verme gereği duyuyor? Esas sorulması gereken budur. Bu konu görmezden gelinip, kim yaydı sorunu yaratılması kahredici bir cehaletin şemsiyesi altına sığınma çabasıdır. Ve akıl dini denen İslam’ı küçük düşürücü işlerdir. Dünyanın gözünde dalga konusu olmaktan öte gidememektir. Konuyu bağlamında tartışamamanın daniskasıdır.

O diyanet görevlisi bu fetvayı verdikten sonra 11 yaşındaki kızıma dokunurken tüylerim ürperiyor. Derin bir korku ve utanç duyuyorum. Vücudumun ve aklımın hangi derin köşesinde bu adamlarla aynı kökten gelen, gördüğü her dişide cinsel bir çekim ve şehvet bulan canavar ortaya çıkacak diye korkuyorum. Onları evime davet etmekten korkuyorum. Hayatıma anlamını veren, baba olmanın onurunu ve gururunu yaşatan, merhamet duygumu ete kemiğe büründüren, yaşama sevgimi bir kat daha artıran, hayatına koruyucu ve kollayıcı olduğum, onu yelden günden esirgediğim, sen benim güneşimsin diyerek ayağımı yerden kesmiş kızımı cinsel partner olarak gören bu adamlar ve kadınlardan olmaktan korkuyorum. Yanlışlıkla onların dinine veya mezhebine veya meşrebine dahil olurum diye korkuyorum. Tanrı onları bu sapkınlıktan korumuyor ama bizi bu utançtan korusun.