Buluşma


Bu farklı bir kavuşma olacak biliyorum. Sen ellerini uzatacaksın bana daha yanıma varmadan birkaç metre uzaktan. Sarılıp tenini koklama ve hasretimi biraz olsun dindirme arzumu orada dondurmuş olacaksın. Gözlerin bir yoklayıp geçecek gözlerimi. Ben senin gözlerine bakamayacağım yine, suçlu bir çocuk gibi. Sesim titreyerek merhaba diyeceğim, ağam nasılsın diyen şen sesine karşılık. Her şeyin farkında olan sen, yaşamımdaki hüznü ve burukluğu yok sayarak konuşmaya ve davranmaya devam edeceksin. Sana karşı güçsüzlüğümün kasvetinden iğrenerek elinin altında sürekli kullandığın bir nesneyi yeniden kullanırken ki rahatlık ve umursamazlıkla kullanacaksın sözlerini. Varlığımı önemsizleştireceksin kafanda. Depreme dayanıksız temelsiz ama gösterişli yapılar gibi, güçlü ve her şeyin yolunda gittiğini söylemeye çalışırken aslında içimdeki çatırtıyı ve çöküşün sesini duyacaksın biraz sonra. Bu ölümcül bir buluşma olacak biliyorum. İçimizden biri ölecek bugün. Ya sen, ya ben, ya da sevgimdeki can...Seninle kavuşmaları çok kurdum kafamda. Aslında belki de güçleştiren şey bu buluşmanın doğallığını. Sıradan bir buluşma olmanın ötesinde anlamlar verdim buna hep. Artık doğal olamıyor bir türlü. Sen benim seni ne kadar sevdiğimi anlıyorsun sonunda ve beni ne kadar sevmiş olduğunu itiraf ediyorsun her seferinde. Oysa senin söyleyebileceğin en zor şeyin bu olduğunu biliyorum ben. Aşağılanmış olmanın öcünü böyle alacağım senden belki de. Belki de itilmiş ve dışlanmış, reddedilmiş bir yaşamdan yegane öç alma yolu sevdiğin birisinin sana sevgiyle sahip çıkması ve önem verdiğini göstermesidir diye düşündüğüm için. Sen benim kaybettiğim her şeysin. Gelişin yeniden bütün bunlara kavuşmak belki de. Bunun için buluşmamız bu kadar önemli benim için. Bunun için her gün yeniden kuruluyor kafamda. Hem de bana rağmen. Yaşamın ussallaştırılmış duygu tezahürlerinden ibaret olduğunu anladım sonunda. Gelgitlerimizin de bundan kaynaklandığını anlıyorum. Söz vermenin karşı tarafa dondurulmuş bir yaşam takvimi sunduğunun farkındayım. Ama ben artık söz vermeyeceğim. Verdiğim sözleri istediğim zaman feshedeceğim. Benim sözümle hareket edenler kendi çarelerini bulsunlar isteyeceğim bu ilişkide. Varsın güvenilmez desinler ne yapayım. Seninle birlikte oluşun bunları sorgulamaya kadar gelen bir süreci başlattığını biliyorum. Sen farkında olmadan bana çok şey öğrettin biliyor musun? Bu buluşmada belki de yeniden kavga edecek bir şeyler bulacaksın ve biz kırgın ayrılacağız bir daha görüşmemek üzere. Ama ne olursa olsun seninle ilgili düşüncelerimin ışığı altında daha rahat bir bakışla bakmayı tasarlıyorum sana. Seni sevip sevmediğimi sen varken de sormak istiyorum kendime. Neden sevdiğimi soracağım kendime eğer hala seviyorsam. Yanılsamalarımı gerçekliğe uydurmak istiyorum çünkü. Seni bir serap olmaktan çıkarmak istiyorum. Eğer sevdiğimi hissedersem gerekirse yalvarmayı da ihmal etmeyeceğim bu birleşme için. Çünkü artık kendimle mücadele etmekten yoruldum. Kendimle barış içinde bir işbirliği halinde yaşamak ve huzura ermek istiyorum. Seninle de mücadele etmekten yoruldum. Senin yıkıntıların altında kalmak tüketiyor beni. Bu senden daha fazla bir şey. Senden daha güçlü. Senden daha güzel ve senden daha zalim. Çünkü benim yarattığım ve kendime döndürdüğüm bir güç. Bu yüzden birimiz öleceğiz belki de bu buluşma da. Ya sen, ya ben, ya da sevgimdeki can...

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR

YORUMU CEVAPLAYIN