Bukağı


Ne yapsan kurtulamazsın
Ense kökündeki nefesten
Uçurduğun bütün kuşlar döner sana
Göğsündeki kafesten
Ne yapsan kurtulamazsın
Yumağı çözülmüş kar ipliğinden
Bütün anıların bungun
İntihar ederler kendiliğinden
Ne yapsan kurtulamazsın
Yaması sökük düşlerinden
Çilesi dolmuş birkaç yumak
Dokunuverir teğelin boşluğundan
Ne yapsan kurtulamazsın
Kısa bir yaşamın son sözlerinden
Göğsünde bir yarım ezgi
Söylenir durur derinden
Ne yapsan kurtulamazsın
Hıçkırığa bulanmış gülüşünden
Bir tarlafaresi kılığında
Kemirir durur iliğinden
Ne yapsan kurtulamazsın
Kaybolur uçuşan teleğinde
Öç alma vakti vurulan kuşların
Ne varsa öpülmüş ibiğinden
Ne yapsan kurtulamazsın
Zamanın tükettiklerinden
Şimdi açık göğsünde çırpınır
Varolan ikimizden
Ne yapsan kurtulamazsın
Hayat çeker ipini
Uçurtmaya bağlanmış umutların
Bir namlunun ucundaki pimini
Ne yapsan kurtulamazsın
Aşkın imkansız gerçeğinden
Kendi içinde bulduğun gün
Dışına düştüğündür yeniden

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR

YORUMU CEVAPLAYIN