Bu Şehir


Bu şehir senin şehrin
Kollarında nefes bulursun
Seni işine getirir
Evine götürür yollar
Bu şehirde senin geçtiğin caddelere trafik denir
Bütün arka sokaklarda ölüler dolaşır
Hayaletler fink atar
Bu şehirde üç gün otursan evinde
Dışarı çıkmasan yani
Her şey varlığını yitirir
Senin gelişini müjdeler
Işığı açılan yollar
Geçmediğin yollar kesif bir karanlığa bırakır kendini
Şehir her gün yıkılır
Ve yeniden yapılır
Taze güzelliğiyle görünmek için sana
Sen pikniğe çıkmaya gör
Dağ taş çiçekler açar her mevsim
Üstelik ayrılığı,sevdası, muhabbeti
Bütün renkler aynı dili konuşur
Mangalda tüten et,ekmeğe yatan sebze
Bir sevinç bir sevinç
Yenilmenin en güzel öyküsünü anlatır
Bu şehir senin şehrin
İlk düşen çiğ,son düşen yaprak
Çiğnenen toprak,özlenen toprak
Bu şehir senin
Bu, gözlerimi açarsam kaybedeceğim...

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR

YORUMU CEVAPLAYIN