Ben Bugün Birini…

Ben Bugün Birini…


Ben bugün birini öldürdüm. Usulca yatağımdan kalkıp, sakin sakin giyindikten sonra, hiç olmadığım kadar rahat ve huzur içinde çıktım evden. Hayat hafiflemiş, soğuk alnımı serin serin okşuyorken, ben, yıldızlara ve karanlık evlerin siluetlerine dalarak nereye gittiğime hiç bakmadan yönümü bulup, varacağım yere vardım. Kalbim sanki durmuş, soluğum kesilmişti. Ben insan değildim. Yaşayan, nefes alan, nabzı olan bir varlık olmadığımı o an fark ettim. Bir yaşamın ana çizgilerinin nasıl adım adım silindiğini serin kanlılıkla seyrettim. Sakin sakin çıktım merdivenleri. Işığı yakmadım. Zili çalmadım. Açıp kapıyı girdim içeri. Kan yoktu biliyorum, kan yoktu. Herkes mışıl mışıl uyuyordu. Elimi yavaşça cebime attım... Bugün ben birini öldürdüm adım gibi biliyorum. Nefesi kesildi ciğerlerinden. Gözleri yuvasından dışarı uğradı. Şaşırmış gibi bakıyordu hayretle. Bu sen misin diyordu. Sen misin? Kızgın değildi. Korkmuş değildi. Sanki bekliyordu bu sonu. Benden geleceğini. Yavaşça başımı okşadı ve düştü... Ben bugün birini öldürdüm. Yeşil ceviz ağaçlarının gölgesine doyamayan... Yalçın dağların karlı tepelerinden savurduğu bir tohumu. Umutları olan. Yaşamak ve gülmek gibi basit ve özlü umutları olan birini.  Suçlu muyum? Hayır. Asla suçlu değilim. Hayalleri olanın ölmemesi gibi bir gerçek mi var? Ölümü hayalleri olmayanlar mı yaşar? Eğer hayalleri tükenmişler ölseydi, ölüm bu kadar korkulacak bir şey olur muydu? Hiçbir ölüm erken olur muydu o zaman? Hayır! Ben suçlu değilim. Ölümün yolunu değiştirdim sadece. Yüzünü değiştirmedim.Siz birini öldürebilir misiniz? Neden? İnsan yanınız daha gelişmiş olduğu için mi? Peki sizde insana dair neler var?  Kendinize sorar mısınız nelerim insana dair, nelerim değil diye. Siz bir insanı öldürebilir misiniz? Hayır mı? O halde siz bir insanı var edebilir misiniz? Hayır! Soyut olarak bile kafasında bir insanı öldüremeyen biri, yaşamı nasıl savunabilir ve var edebilir ki? Ölümü tanımayan yaşamı savunabilir mi? ölümden korkanın, yaşama saldırması değil dediğim. Siz birini öldürebilirsiniz. Hem de gözünüzü kırpmadan. Hem de öldürdüğünüzün yüzüne bile bakmazsınız. Oysa siz yine de korkaksınız. Unutmayın. Öldürmek, korkmadan gözünün içine bakabilmektir karşındakinin. Siz birini öldüremezsiniz. Ortadan kaldırabilirsiniz ama. Ben bugün birini öldürdüm. Elleri çizdi boğazımı. Yırtılsın yüzüm diye çekinmedim çırpınışlarından. İzi kalmalıydı bende elbette. Yaşamış olduğu bilinmeliydi. Soluğu kesildi. Yüzü morardı. Gözleri yuvasından uğradı. Elleri titredi bir süre. Çırpındı. Sonra saçlarımı okşadı yavaşça, kin yoktu gözlerinde. Hayal kırıklığı yoktu.  Ben bugün birini öldürdüm. Beş dakika sonra bunlardan...

Yazar-şair

Yalnız kuşlar titrer rüzgarda... Tüneyecek dalı olmayanların yüreklerindeki soğuğu kırabilecek hiç bir sıcak yoktur. Bu yalnızlığın derinlerdeki değersizlik, kırgınlık, sürekli hırçınlık ve alınganlığı yeniden ürettiğini anlamak için bir miktar tercihli olmayan yalnızlığı yaşamak gerek.

YORUMLAR

YORUMU CEVAPLAYIN