Usul usul yürüyor
Yavaşça sokuluyor sol yanımdan
Güneş almamış daha
Solgun yaprakları dalında
Ve upuzun bir gün bırakmış geride
Yorgun hayattan
Yeşil desem değil sarı desem hiç değil
Belki de usanç kahvesi
Bıkmış sevilmekten

Alı al moru mor
Dövüyor tavında ayrılık ezgisini
Gırtlağında mars kurusu kızıl
Ay çöreği kokusu sinmiş göğsüne
Eti kızamık kokuyor ateşli
Uzaktan geliyor göz yaşlarının uğultusu
Çağlayan bir sevda türküsüyle
Simsiyah göz pınarlarından tüterek

Bir ara yatağıma uzanıyor
Ben yokum
Kırılmış hayalleri tuz buz
Kırıklarında kendini seyrediyor paramparça
Ufalanıyor kendi yazgısında kaderinin
Ve eriyip gidiyor coşkun selinde kederin

Ah sonsuzluğa uğurladım onu
Gözüme işledim suretini
Ve kulaklarımda küpe sesi
Göğsümü okşayıp duruyor nefesi
Eğer bitmesi buysa hayatın
Tutmasın kimse beni.