KEŞKE

Her şeyin sonlu olduğunu bilmenin kederi bu
Sen yok olacaksın bir gün biliyorum
Keşke ben kaybetsem bundan önce kendimi
Başkasının ellerine bırakmadan
Yok olup gitsem geriye bakmadan

Keşke senin kalbin kırılmasa, hüzün düşmese yüreğine
Beni düşündükçe, hep aydınlık bir sonbahar günü
Veya ilkbahar günü gelse aklına
Keşke sevgimi bir kalıp gibi işleyebilsem kalbine
Ve seni özgür bırakabilsem keşke alabildiğine

Keşke ellerin çiçek demetinden başka bir şey tutmasa
Yüzün tanımasa bir şeyi gülümsemekten başka
Tenin sevgi öpüşlerinden başka bir his bilmese
Ama biliyorum hayat alacak senden hepsini
Çizgili bir derinin altında

 

ÇETİ

Sanki bir delikten geçiyor rüzgar
Alıyor bütün kokuları çocukluğumdan gelen
Sonra katıyor bütün kokularını yılların
En çok da senin, en çok da senin

Çeti kokusu seninkisi
Dikenlerle bezenmiş çevresi
Ve sert bir kabukla
Ne zaman sokakta alsam düşerim peşine
Çocukluğumun yaşanmamış yıllarının
Ve hülyaların

Sen kimsin bilmiyorum aslında
Çetisin, kındıra dikenisin ama gül değil
Sen kaçıp kurtulduğum çocukça korkularımsın
Büyüyünce özel anlamlar kazanan

Hiç kimse uzak kalamıyor çocukluğundan
Aklımız kaybederken kendini
Anılar yitip giderken karanlık dehlizlerde

ANLAMAK

Benim anlamadığım
Neden insan sürekli aynı hatayı yapar
Aynı sonuçları aldığı halde

İnsan insanı tanır mı peki
Anlar mı ya da
Milyonlarca yıldır ne erkek kadını
Ne kadın erkeği anladı ya da tanıdı
Yaşlansalar da aynı yatakta

İnsanın kaderi ya da kederi
Sevememek bir diğerini özgürce
Bir neden bulmaya çalışmak belki de
Sevgiye

Sahip olmaya çalışmak ölesiye her şeye
Ve sonra korkmak kaybetmekten ölesiye
İnsan akıllı değil, duygusal bence
Aklı duygularını anlamlandırıyor sadece

Belki de anlamak
Yola çıkmaktır sadece
Çağrıyı aldığında